Tarihdeki en Güçlü 15 Kadın

SHARE:

  Bu liste tarihde yaşadığı ve yönettiği ülkelerde derin izler bırakmış, etkisi kendi coğrafyalarını aşmış 15 güç kadın imparator ve yöneticiyi b...

 

Bu liste tarihde yaşadığı ve yönettiği ülkelerde derin izler bırakmış, etkisi kendi coğrafyalarını aşmış 15 güç kadın imparator ve yöneticiyi bir araya getiriyor.

15. Zenobia (240-275)

3. yüzyılda Suriye’de hüküm süren Palmira İmparatorluğu’nun kraliçesi ve Kral Septimius Odaenathus’un ikinci karısı. Kralın ölümüyle yönetimi ele geçirdi ve esir düşene kadar imparatorluğu yönetti. Suriye, Lübnan, Filistin, Mısır ve Anadolu’nun güney ve doğu bölgelerini kontrolü altına aldı. Roma İmparatoru Aurelian tarafından imparatorluğu yıkılarak, esir alındı ve İtalya’nın Tibur (Tivoli) şehrinde ikamete mecbur edildi.

zenobia

Queen Zenobia’s Last Look Upon Palmyra, by Herbert Gustave Schmalz.

14. Kleopatra

Asıl unvanı VII. Kleopatra olmasına rağmen kendisinden önce gelenler unutulduğu için, kısaca Kleopatra olarak bilinir. 9 dil bilen Kleopatra zeki bir kadındı.İskenderiye’de doğdu. Aslen Yunan olan Kleopatra, babası XI. Ptolemaios’un vasiyeti üzerine kardeşi ile evlendi. O zamanlar Mısır’da egemen olan Yunanlar Mısır toplumuna karışmamak için kendi soylarından olan kişilerle evleniyorlardı, bu akraba evlilikleri de özürlü insanların doğumuna yol açıyordu. Babası öldüğünde 18 yaşında olan Kleopatra tahta çıktı. Halkın içine girebilmek ve halkın kendisini benimsemesi için kendini Mısır dinine verdi. Kardeşi tarafından iktidardan uzaklaştırılıp sürgüne yollandı. Kleopatra’nın dedesinin adı Dadadidis’dir. Mısır için büyük bir kahramandır. Kleopatra iktidara, yanında büyük Roma diktatörü Sezar ile geri döndü. Kleopatra’nın bir halı içinde Sezar’ın sarayına girdiği ve bu büyük kralı kendine aşık ettiği rivayet edilir. Bu olaydan sonra kardeşi, kimsenin bilmediği bir sebeple Nil sularında boğuldu.Kardeşinin aradan çekilmesi ile Kleopatra tek başına iktidar koltuğuna oturdu. O sırada Sezar’dan bir çocuğu oldu ve minik Sezarion’u alıp Roma’ya gitti. En büyük hayali, iki imparatorluğu birleştirip Büyük İskender’in de hayali olarak bilinen tüm dünyaya sahip olmaktı. MÖ 44’te Sezar ölünce bu hayallerini ertelemek zorunda kaldı. Sezar ölünce Roma İmparatorluğu, tahta çıkan Octavian (Sezar’ın yeğeni ve resmi evlatlığı) ve Marcus Antonius arasında ikiye ayrıldı. Doğu, artık Marcus tarafından yönetilmekteydi ve ilk işi de Mısır’ı ziyaret oldu. Antonius Kleopatra’ya delice aşık oldu. Kleopatra’nin Antonius’dan da iki kız çocuğu oldu. Bir süre Tarsus’da yaşadılar ve bu yıllarda Octavius’a savaş açtılar. Aktium’da yapılan savaşta Kleopatra ve Marcus kaçmak zorunda kaldı. İskenderiye’deki sarayına dönen Kleopatra’nın kendisini bir kobraya sokturarak intihar ettiği rivayet edilir. Ama son zamanlarda zehir içerek öldüğü anlaşılmıştır. Kolay yapılan bu zehir, acı çektirmeden birkaç saat içinde öldürüyordu. Öldüğünde 39 yaşındaydı.

Cleopatra

Lillie Langtry (Emilie Charlotte Le Breton) (1853 – 1929) in costume for her role as Cleopatra in ‘Anthony and Cleopatra’. (Photo by W. & D. Downey/Getty Images)

13. Lakshmibai, the Rani of Jhansi (1828-1858)

Hindistan Jhansi Devletinin kraliçesidir. Aynı zamanda Hindistan Özgürlük isyanının lideridir. Bu isyan, Britanya egemenliğine karşı yapılan ilk savaştır. Hindistanın “Joan of Arc”ı sayılır.

Lakshmibai

Lakshmibai, the Ranee of Jhansi in cavalry uniform. Portrait from late 1800s.

12. Joan of Arc (1412-1431)

Yüzyıl Savaşları boyunca İngiltere’ye karşı ülkesi Fransa’ya memleketi Lorraine’deki cephelerden başlayarak manevi anlamda büyük destek olan ve sonradan ünü Fransa’nın dört bir yanına yayılmış bir Fransız Katolik azizesidir.

12 yaşındayken St. Catherine, St. Margearet ve St. Micheal tarafından Fransa Kralı VII. Charles ile Yüzyıl Savaşları esnasında İngiliz hakimiyeti altındaki Fransa’yı koruması için vizyonlar aldığı söylemiştir. Aldığı vizyonların sıklaşmasının sonucunda yaşadığı dönemde çok riskli bir karar olmasına rağmen 16 yaşında evinden ayrılmıştır. VII. Charles ile görüşmüş ve Poitiers’de din adamlarından oluşan kurulda bir takım sınavlardan geçtikten sonra kral tarafından verilen izinle Fransa Ordusu’nda Orleans Kuşatması’na katılıp İngilizlere karşı savaşmıştır. Bir dizi zaferli savaştan sonra 23 Mayıs 1431 tarihinde, Compiègne’de İngiliz hizipleri tarafından yakalanıp İngiliz yanlısı Beauvais Piskoposu Pierre Couchon’un başkanlığındaki bir engizisyon mahkemesinde erkek giysileri giyip savaşan ve gaipten sesler duyan bir kâfir olduğunu öne sürülerek henüz 19 yaşındayken 30 Mayıs 1431 tarihinde Rouen kentinde 10.000 kişinin toplandığı Vieux-Marchè meydanında diri diri yakılmıştır. Ölümünden 490 yıl sonra öldürme kararını veren aynı kilise tarafından azize ilan edilmiştir. Jeanne D’arc, Fransa’nın Koruyucu Azize’ si ve Orleans Bakiresi olur. Ve St. Denis, St. Tours Martin, St. Louis, St. Michael, St. Remi, St. Petronilla, St. Radegund ve St. Lisieux Thérèse  ile beraber önemli azizelerinden sayılır.

Ölmeden önce ve öldükten sonra adını korumak için görülmüş tüm mahkeme kayıtları bugün Fransa Millî Kütüphanesi’nde saklanmaktadır. Yaşadığı tarihteki diğer kişiler ile kıyaslandığında, hakkında en çok şey bilinen kişilerden biridir. Jan Dark bugün Fransa’nın en önemli azizelerinden ve kutsal ikonlarındandır. Hayatı edebiyatta ve sinemada yoğun şekilde konu edilmiştir.

Joan of Arc

Saint Joan of Arc (1412 – 1431), known as ‘the Maid of Orleans’, at Reims Cathedral for the coronation of the dauphin as King Charles VII, circa 1429, accompanied by her squire Anton, her chaplain Jean Pasquerel and her pages. Painting by J D Ingres in the Louvre. (Photo by Hulton Archive/Getty Images)

11. Börte (1161-1230)

Cengiz Han’ın birinci karısıdır. Hayatı hakkında çok az şey bilinmektedir. Çok genç yaşta evlendiği ve kaçırıldığı bilinir. Kocasının onu kurtarmak için verdiği karar, dünyayı fethetme yolunda ki en önemli kararlardan birisidir. Dört erkek üç kız çocuk dünyaya getirmiştir. Dört oğlunun isimleri şöyledir; Cuci, Çağatay, Ögeday, Tuluy.

Cengiz Han ülkesini genişletirken o Cengiz’in kardeşi Temüge ile geride kalıp onun ülkeyi yönetmesine destek olmuştur.

The Mongol Empresses of the Yuan Dynasty.

The Mongol Empresses of the Yuan Dynasty.

10. Indira Ghandi (1917 – 1984)

Hindistan’da 2 defa (1966-77, 1980-84) başbakanlık yapmış politikacı. Hindistan tarihindeki tek kadın başbakan olan Gandhi, ayrıca en uzun süre görev yapan ikinci başbakandır.

Indira Ghandi

22nd March 1982: British Conservative Prime Minister Margaret Thatcher with Indian premier Indira Gandhi (1917 – 1984), outside 10 Downing Street. (Photo by Central Press/Getty Images)

9. Margaret Thatcher (1925-2013)

Britanyalı siyasetçi. Birleşik Krallık’ta en uzun süre başbakanlık yapan kişi ve ülkenin ilk kadın başbakanı. Yakın tarihte ülkeyi en çok etkileyen kişilerden oldu. Uyguladığı politikalar nedeniyle hem büyük destek gördü, hem de ciddi bir muhalefetle karşılaştı.

İngiltere’de küçük bir şehirde yaşayan inançlı bir Protestan esnaf ailesinden geliyordu. Gençliğinde parlak bir öğrenci olduğu gibi muhafazakâr bir öğrenci derneğinde siyasi etkinlikte de bulundu. Muhafazakâr Parti’ye genç yaşta üye oldu. Zengin bir işadamıyla evlendi.

Thatcher

8. Theodora (500-548)

İmparator Justinian’nın eşidir. Soylu olmadığı halde İmparatoriçe olan, aşk ve cinselliğin sembolü olmuş birisidir.

Theodora annesi pagan rahibesi babası donanmada subaydır. Theodora 13 yaşında babasını kaybetmiştir. Babasını kaybettikten sonra annesi hipodromda çalışan birisiyle zorunlu olarak evlenmiştir.

Theodora

Mosaic of Theodora in Basilica of San Vitale (built A.D. 547), Italy. 

7. Kraliçe Viktorya (1819-1901)

Büyük Britanya ve İrlanda Birleşik Krallığı Kraliçesi (1837-1901) ve Hindistanİmparatoriçesi (1876-1901). 19. yüzyılda 63 yıl yedi aylık bir süreyle Birleşik Krallık tarihinde II. Elizabeth’den sonra en uzun süre saltanat sürmüş hükümdardır.Tahta amcası IV. William’ın ölümü üzerine 20 Haziran 1837 tarihinde 18 yaşındayken çıktı. 1840 yılında kuzeni Prens Albert’la evlendi ve 9 çocuk sahibi oldu. Siyasi yaşamda aktif rol aldı. 1861 yılında Prens Albert öldükten sonra yaşamının geri kalan kısmını siyahlar giyerek yas içinde geçirdi. “Tutuculuk” ve “ahlak gösterişi” Kraliçe Victoria dönemine damgasını vurmuştur.Kraliçe Victoria’nın saltanatı boyunca en önemli olay Birleşik Krallık’ın Fransa ve Osmanlı İmparatorluğu ile birlikte Rusya’ya karşı savaştığı Kırım Savaşı’dır (1854-1856).Kraliçe Victoria’nın 9 çocuğundan 8’i diğer Avrupa hanedanlarından kişilerle evlendiler. Günümüzde bile birçok Avrupa monarşileri Kraliçe Victoria’nın soyundan gelen kişilerle yönetilmektedir.

Queen Victoria

Queen Victoria. Photograph by Alexander Bassano, 1882

6. Cixi (1835-1908)

1861’den ölüm yılı 1908’e kadar olan 47 yıl boyunca Çin’deki Qing Hanedanlığı’nı pratikte (De facto) yönetmiş olan, Mançular’ın Yehe Nara klanının güçlü ve karizmatik üyesidir. Cixi gençlik döneminde İmparator Xianfeng tarafından cariye olarak alınmış, haremde yavaş yavaş statü kazanmış; ayrıca bu dönemde Xianfeng’in ölümünden sonra yönetimi devralan oğlu Tongzhi’yi doğurmuştur. İmparatorun ölümünden sonra İmparatoriçe Ci’an ve görevlendirilmiş diğer vekilleri saf dışı bırakmış, hanedanın neredeyse tamamı üzerinde bir otorite kurmuştur. Bu güçle 1875 yılında yeğeni Guangxu’yu başa getirmiştir. Batı modeli yönetimlere dönüşmeyi reddeden tutucu bir yönetici olan Cixi, yönetimde reformcu yaklaşımlara karşı cephe almış ve bu fikirlere destek verdiği gerekçesiyle kendi imparator yaptığı Guangxu’yu ev hapsine aldırmıştır. Bunun yanında, Çin ordularının teknolojik olarak modernizasyonu desteklemiştir. Çin ordusunun Boxer Ayaklanmasısırasında Sekiz Devlet İttifakı ile savaşırken Ronglu’nun sabotajına uğramasından sonra, iç ve dış baskılara maruz kalan Cixi yenilik yanlısı yöneticilerle çalışmayı ve yapısal reformlar gerçekleştirmeyi denemiştir. Sonuç olarak, Qing Hanedanlığı onun ölümünden birkaç yıl sonra çökmüştür. Hem Kuomintang hem de Komünist gelenekten gelen tarihçilerin ortak görüşüne göre Cixi despot ve insafsız yönetimiyle Qing Hanedanlığı’nın düşüşünden sorumludur. Son dönemdeki bazı tarihçilerin görüşüne göre ise O, diğer yöneticilerden daha kötü olmayan hatta son döneminde gönülsüz olarak yaptığı reformlarla yararlı olmuş; ancak gücünü aşan problemler karşısında günah keçisi ilan edilmiştir.

Cixi

Empress Cixi in 1903. Photo By Yu Xunling.

5. Maria Theresa  (1717-1780)

1740 yılından ölümüne kadar geçen süre içinde Macaristan ve Bohemya Kraliçesi ve Avusturya Arşidüşesi idi. Ayrıca kocası I. FranzKutsal Roma İmparatoru seçildikten sonra Kutsal Roma İmparatoriçesi olarak da kabul edildi. Maria Theresia zamanında dünyanın en güçlü kadınlarından biriydi. Kutsal Roma İmparatoru II. Leopold’un ve Fransız İhtilali’nde idam edilen Fransız Kraliçesi Marie Antoinette’in annesiydi. Maria Theresia finansal ve eğitimsel reformları başlatmaya yardım ediyordu, ticareti ilerletiyor ve tarımı geliştiriyordu. Orduyu yeniden düzenliyordu. Bunların hepsi Avusturya kaynaklarını güçlendiriyordu. Prusya Krallığı ile çatışmaya devam ediyor ve Yedi Yıl Savaşları’nı ve daha sonra Baverya Ardılık Savaşı’nı yönetiyordu. Daha sonra kocası I. Franz’ın ölümünden sonra zengin dul kraliçe oldu ve oğlu II. Joseph 1765 yılında imparator oldu. Maria Theresia, Joseph’in birçok hareketini eleştiriyordu, fakat Polonya’nın ilk bölünmesine mutabıktı (1772). 18. yüzyıl Avrupa güç siyasetinde bir anahtar şahsiyet, Maria Theresia Habsburg monarşisine birlik getirdi ve en yetenekli hükümdarlardan biri olarak kabul edildi. İçlerinde Marie Antoinette ve II. Leopold’un da olduğu 16 çocuk sahibiydi.

Maria Theresa

Empress Maria Theresa. Portrait by Martin van Meytens, 1759

4. Hatşepsut (1508 BC – 1458 BC)

Hatşepsut veya Hatçepsut; Antik Mısır’da 18. Hanedan döneminde hüküm sürmüş kadın firavun. Annesi Ahmose (Ahmos/Yahmos) babası I. Thutmose’dir (Tutmos/Akheperkhare).Hatşepsut’un iktidarda bulunduğu zaman dilimi konusunda çeşitli görüşler vardır. Bunlara göre, en erken MÖ 1503 yılında iktidara gelmiş ve en geç MÖ 1445 iktidarı son ermiştir. Üvey kardeşi, babasının Mutnefert’ten olan oğlu II. Thutmose ile evlenmiştir. Firavun II. Thutmose’nin annesinin yarı asil olmasından dolayı firavuna meşruiyet kazandırmak için planlanan bu evlilikten Hatşepsut bir kız çocuk doğurdu, fakat erkek evlat doğuramadı. Firavun II. Thutmose ise bir harem kızından erkek çocuk -III. Thutmose- sahibi oldu. Kral beklenmedik bir şekilde ölünce tahta doğal varisi III. Thutmose geçecekti, fakat genç veliaht ülkeyi yönetmek için oldukça küçük bir yaştaydı. Bu nedenle üvey annesi Hatşepsut, genç kral büyüyene kadar Firavun naibliği görevini almış, sonra ise dönemin baş rahibi ile bir anlaşma yaparak ülkeyi otuz yıl boyunca tek başına yönetmiştir.Ülkede huzurlu bir ortam sağladıktan sonra, büyük imar işleri gerçekleştirmiştir. Hatşepsut, o dönemdeki en büyük ticaret yolunun da girişimcisiydi ve bu dönemde Mısır, Hatçepsut sayesinde refaha kavuşmuştur.Evli oldukları dönemde kocası bir dansöz olan Aset’i ikinci eş olarak almıştır. İkinci eşle aynı zamanda hamile kalan Hatşepsut ikinci kız çocuğunu, Aset ise ilk oğlan çocuğunu doğurmuştur. Bu çocuğu kendi çocuğu gibi seven Hatşepsut, kızlarının kendisinin aksine çok narin kızlar olmasından hoşlanmamıştır.Uzun süren hakimiyet yılları boyunca barışçı bir politika izleyen Hatşepsut, yalnızca isyan bastırmak için sefere çıkmıştır. Aset`in oğlu III. Thutmose’nin vezirini ve arkadaşlarını öldürmesi üzerine zehir içerek intihar ettiği iddia edilse de bu konuda herhangi bir delil yoktur. Pek çok kaynak Hatşepsut’un kemik kanserinden vefat ettiğini savunur. Hatşepsut’un, yaklaşık 22 yıl süren iktidarı sonrasında yerine III. Thutmose geçmiştir.

Tarihte adı kayıtlara geçen ilk kadındır. Mısırın güneyinde bulunan Punt topraklarının keşfedilmesi için on emir vermiştir. Kraliçe olduktan sonra bir kral gibi giyinmiş ve takma sakal kullanmıştır. Çünkü çeşitli törenlerde takma sakal kullanmak firavunların geleneğidir

Hatshepsut

Tourists walk past a statue of Queen Hatshepsut, ancient Egypt’s most famous female pharaoh, at the Egyptian Museum in Cairo, 27 June 2007. (Photo credit: KHALED DESOUKI/AFP/Getty Images)

3. Büyük Katerina (1729-1796),

II. Katerina’nın çariçeliği döneminde Rusya batısı ve güneyindeki 518.000 km²’lik bir alanı topraklarına katmayı başardı. Bu genişleme Lehistan ve Osmanlı İmparatorluğundan alınan topraklar sayesinde oldu. Novorusya, Kırım, Ukrayna, Beyaz Rusya, Litvanya ve Kurşas (Letonya) Rusya’nın topraklarına katıldı. Lehistan’ın parçalanarak Rusya, Prusya ve Avusturya arasında paylaşılmasına öncülük etti. II. Katerina 1796 yılında öldüğünde Lehistan diye bir ülke artık ortada kalmamıştı. Ancak 123 yıl sonra I. Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra Polonya tekrar bağımsızlığını kazanabildi.

Catherine the Great

Catherine the Great

2. Wu Zetian (624-705)

Çin tarihinin tek kadın İmparatoru. 690 yılında hüküm sürmeye başladı. 705 yılında öldü. Wu, 624 yılında Çin’in Lizhou (bugünkü Siçuan Eyaletindeki Guangyuan şehri) şehrinde doğdu. Babası Wu Shihuo, annesi ise Bayan Yang’dır. 14 yaşına kadar Lizhou’da ailesiyle yaşadı.

14 yaşındayken İmparator Taizong tarafından saraya getirtildi ve cariye oldu. İmparator Taizong öldüğündeyse kurala uygun olarak Budist rahibe oldu. Tahta geçen yeni imparator Gaozong daha önceden ona aşık olmuştu ve onu saraya geri getirtti. Wu Zetian, böylece yeniden cariye oldu. İmparatoriçeliği hedefleyen Wu Zetian, o sırada İmparator Gaozong ile evli olan İmparatoriçe Wing ile rekabet halindeydi. İmparatoriçe Wing’in çocuğu olmuyordu ve bu nedenle başkalarının çocuklarına yakın ilgi gösteriyordu. Wu Zetian ise yakın zamanda İmparator Gaozong’dan olan bir kız doğurmuştu. İmparatoriçe Wing, Wu Zetian’ın yeni doğan kızını ziyarete gitti. İmparatoriçe ayrıldıktan sonra Wu Zetian, kendi kızını boğarak öldürdü. Ve suçu İmparatoriçe Wing’e attı. Daha sonra kızını görmeye gelen İmparator kızının İmparatoriçe tarafından öldürüldüğünü duydu ve ondan nefret etmeye başladı. Böylece Wu Zetian, İmparatoriçe Wing’i bertaraf etmeyi başarmıştı. Daha sonra Gaozong’un kendisini İmparatoriçe ilan etmesini sağladı.

Empress Wu Zetian

Empress Wu Zetian

1.  1. Elizabeth (1533-1603)

İngiltere’nin 17 Kasım 1558 tarihinden ölüm tarihine kadar olan süre içerisindeki kraliçesiydi. Ayrıca İrlanda’nın ve sembolik olarak da Fransa’nın kraliçesi olarak kabul ediliyordu. İngiltere’yi 16. yüzyıl boyunca yöneten Tudor hanedanının üyesi olan kral ve kraliçelerinin 5. ve en sonuncusuydu. Yaşamı boyunca hiç evlenmediği için Bakire Kraliçe adıyla da anılır. İngiliz kral ve kraliçeleri arasında en önemli rol oynayanlardan birisi olarak düşünülür.

Queen Elizabeth I

Queen Elizabeth I. Portrait by Nicholas Hilliard. 1573.

Kaynaklar;

https://tr.wikipedia.org

http://bigthink.com/


COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0