Kurtuluş

Kurtuluş

SHARE:

Sigarasını yaktı, bir nefes çekti. Sonra gerisin geriye döndü, “kızım! Hanife” diye seslendi. -Ben gidiyorum, devlet beni latifliğe çağırıyor. Bu üçün...

Sigarasını yaktı, bir nefes çekti. Sonra gerisin geriye döndü, “kızım! Hanife” diye seslendi.

-Ben gidiyorum, devlet beni latifliğe çağırıyor. Bu üçüncü gidişim, bu sefer geriye dönmem zor. Birkaç aya kalmaz Recep’i de çağırırlar. Bu ocak sana emanet.

Sonrasında bişey diyemedi, saklamak için gözyaşını çevirdi başını denize doğru. Zar zor bir “Allah ısmarladık” dedi ve uzaklaşmaya başladı. Son kez baktı evine, ocağına…

Dediği gibi de oldu Karaş Ahmet’in, Recep’i de çağırdılar. Daha 4 ay olmuştu evleneli Hanife ile ama ne çare ki vatan borcu beklemezdi. Hele de vatan ateş altındaysa.

İkisi de dönmedi: Karaş Ahmet savaş bitip de cepheden dönerken yolda şehit olmuştu. Karaş Recep de cephede vurulmuş, 3 ay hastanede tedavi gördükten sonra tekrar cepheye gitmiş ve şehadete erişmişti…

Hanife  daha 3-4 aylık hamileydi Recep gittiğinde. Sonra kendisi de cephane ve erzak taşımış cepheye şimdi son model arabalarla 2-3 saatte gidilen yerlere hem de daha oğlu 3 ayını doldurmadan.  Taşlara sağmış sütlerini, oğlu evde açlıktan ağlarken.

Yaşar koymuş oğlunun adını Hanife “Ahmet Yaşar”, babası dedesi gün görmedi bu bari yaşasın diye. Daha dünyada bile değilmiş, babası ve dedesi şehit olurken Yaşar. Ama ben babamı gördüm derdi. Bazen geceleri gelir kapıyı açar bakar bakar gider derdi. Onun olduğunu nerden biliyorsun diye sorduğumda, aynı senin gibi sol yüzünde bir beni varmış derdi. Hem Allah-ü Tealanın  ayeti de var derdi;

“Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rab’leri katında rızıklanmaktadırlar.Al-i İmran Suresi, 169

“Allah’ın lütfundan verdiği nimetle sevinçlidirler. Arkalarından kendilerine ulaşamayan kimselere de hiç bir korku olmayacağını ve üzülmeyeceklerini müjdelemek isterler.” Al-i İmran Suresi, 170

Ne zaman vatan ateş altında olsa, her köyden Ahmetler, Recepler gözünü kırpmadan ardına bakmadan koşmuşlardı cepheye ve vatanın devamı, Milletin bekası için gözünü kırpmadan ermişlerdi şehadete ardında bıraktıkları Hanifeler küllerinden doğan bir milletin ırgatı ve de mimarı olacaktı.

Türkiye için Cumhuriyet; sözlükteki gibi “halkın kendi kendisini yönetmesi” değildir. Bu topraklarda Cumhuriyet halkın kendi kendisini kurtarması, bağımsızlığını sağlaması ve kurtuluşa ermesidir. Dolayısı ile bir şenliktir, düğündür, bayramdır cumhuriyet.

Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun…


COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0