Hayata Bakışınızı Değiştirecek 10 Film

SHARE:

10.Donnie Darko Dünyanın sonuna şu anda 28 gün 6 saat 42 dakika 12 saniye var… Donnie, sorunlu bir ergenlik geçiren ancak buna karşın güçlü bir ...

10.Donnie Darko

549272_321275414611487_174630124_n

Dünyanın sonuna şu anda 28 gün 6 saat 42 dakika 12 saniye var…

Donnie, sorunlu bir ergenlik geçiren ancak buna karşın güçlü bir karaktere sahip, görünürde sıradan bir Amerikan gencidir. Ancak Donnie’nin iç dünyası, tahmin edilenden daha karmaşıktır. Donnie uzun süredir şizofreni tedavisi görmektedir. Donnie, bir yandan şizofrenisi ile savaşırken öte yandan okullarına yeni gelen Gretchen adında güzel bir kızla duygusal açıdan bir yakınlaşma yaşamaktadır.

Donnie’nin gündüzleri normal bir seyirde ilerleyen hayatı geceleri sekteye uğrar. Donnie’nin geceleri de gündüzleri kadar renklidir, çünkü Donnie bir uyurgezerdir… Donnie geceleri gizemli bir gücün rehberliğinde, kendi kontrolünün dışında şeyler yapmaktadır. Geleceği gören ve kendisini tehdit eden bu güç, her geçen an Donnie’yi daha çok ele geçirir. Donnie zamanda yolculuğun mümkün olduğu, çevresindeki insanlardan kanalların yayıldığı paralel bir evrene adım atmıştır. Sona yaklaşıldığında, zaman ve gerçeklik yitmiş, Donnie daha önce varlığından haberdar bile olmadığı bir boyutla karşı karşıya kalmıştır.

9. Matrix

nuclear-physicist-cosmic-rays-could-reveal-if-were-actually-living-in-the-matrix

Saygın bir yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson (Keanu Reeves), gecelerini “Neo” adı altında program kırarak ve Matrix’i araştırarak geçirir. Esrarengiz şekilde Trinity (Carrie Ann Moss) ve Morpheus (Laurence Fishburne) ile tanışan Neo, yaşadığı dünyanın aslında beyninde gerçekleşen bir simulasyon olduğu gerçeğini öğrendikten sonra ordan kurtarılır ve Morpheus’un önderliğindeki ekibe katılır. Neo gerçek dünyada ilk nefesini aldıktan sonra simulasyona tekrar girerek Matrix’in ne olduğunu kavrayacak ve kurtarılma nedenini öğrenerek gelişen olaylar çerçevesinde yeni kimliğini tanımaya çalışacaktır.

8.Hayata Uyanmak (Waking Life)

15022_Waking-Life-main_280312111531_591w

Sorgusal bir film bu, bir çok şeyi öğrenmek ve düşünmek için görsel bir kütüphane, entelektüel kaygı taşıyan felsefe üzerine derin bir film. İşte bu da gerektiriyor ki filmi izlerken dikkatiniz yerinde olsun, kafanız net olsun bir çeşit Dövüş Kulübü etkisi var filmde ve bu etkiyi kendinizi vermeden alabilmeniz imkansız.

Film diyaloglar üzerine kurulmuş yarı dökümanter içeriğe sahip.
Rüyalar; gerçeği sorgulamaya sebep olan anlar, hem bilim hem de felsefe hem de sanat açısından kapılarını açmaya can attığımız ve bazılarımızın uykusundan eksik olmayan zamanlar.

Bu film rüyalar üzerine bir film, bir çok akım üzerinden rüyalara ışık tutan aynı zamanda genel kültüre yüzlerce kitap okumuşcasına katkıda bulunan bir film.
Bitince biraz yorgunluk kalsa da geriye insan kendine günaydın demekten kendini alamıyor.
Günaydın; gerçek veya rüya her neye uyandıysan.

7. Bulut Atlası (Cloud Atlas)

Cloud_Atlas_movie_wallpaperÖlüm sırasını bekleyen genetiğiyle oynanmış bir garson, Reagan iktidarında California’da yaşayan asil ruhlu bir gazeteci, bilim ve medeniyetin aydınlatıcı yönünün aksi durumlara tanıklık etmiş genç bir Pasifik adalı, 1850’de Pasifik Okyanusu’nu geçen bir seyyah, Belçika’daki savaşlar sırasında maddi zorluklarla yaşamaya çalışan suskun bir besteci ve alacaklılarından kaçman bir yayınevi müdürü tarihsel ve mekânsal sınırları aşan bir şekilde bir araya gelirse ne olur?

1850 yılında Pasifik seyahatine çıkan Amerikalı noter Adam Ewing’in yolculuğu, 1931 yılında Robert Frobisher isimli meteliksiz bir müzisyenin Belçika’daki yaşam mücadelesi, 1975 yılında Kaliforniya’da nükleer bir santraldeki cinayetleri ve yolsuzlukları araştıran gazeteci Luisa Rey, 21. yüzyıl İngiltere’sinde huzurevinde yaşayan Timothy Cavendish isimli yayıncının dramı, geleceğin Kore’sinde kapitalist totaliter topluma isyan etmesi sonrası idama mahkum edilen klon Sonmi~451’in hayatı ve kıyamet sonrası uzak gelecekteki Hawai’de ilkel kabile hayatı yaşayan bir topluluk olmak üzere 6 farklı öyküyü içeren film, geçmişten günümüze gelen oradan da geleceğe uzanan ve farklı hayatların birbirlerini zincirleme etkileyen ilişkiler yumağına dayalı yapısıyla ilginç bir içeriğe sahip.

6. İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… Ve İlkbahar (Spring, Summer, Fall, Winter, and Spring)

photo619

Tabiatın bütün güzelliklerini birarada toplayan bir gölün ortasına kurulmuş yüzen bir ev, yaşlı bir rahip ve yanında ona eşlik eden küçük rahip adayı…

Yaşlı rahip, ufak çocuğa nasıl rahip olunacağını inanılmaz bir bilgelikle ama bir o kadar da doğal bir akış içinde öğretir. Bu şekilde geçip giden mevsimler ile büyüyen çocuğun geçirdiği evrim, son derece doğal bir ahenk içinde ilerlerken sıra artık büyümüş olan çocuğun öğrendiklerini gerçek hayata nasıl yansıtacağını görmeye gelir. Ufak yaştan beri öğretilen erdemlere rağmen asıl öğretimin hayatın kendisi tarafından yapıldığının farkında olan bilge rahip için ise bekleme ve görme zamanıdır.

Sessiz olduğu kadar etkileyici ve tam bir görsel şölen olarak beyazperdeye yansıyan ve gösterildiği bütün festivallerde büyük beğeni ile karşılanan İlkbahar, Yaz, Sonbahar, Kış… Ve İlkbahar, yönetmen Kim Ki-Duk’un sinemasına dair pek çok önemli ipuçlarını da içinde barındıran bir film.

5.Samsara

samsara-screen-thumb-630xauto-36104

Kelime olarak ‘samsara’ Sanskritçeden bire bir çevrildiğinde doğanın sonsuz döngüsü anlamına geliyor. Film de doğum, ölüm, yaşam ve reenkarnasyonu konu edinmiş. Beş yılı aşkın bir sürede, yirmi beş ülkede çekilen Samsara, insanlığın kutsal saydığı topraklardan, endüstrileşmenin en yoğun yaşandığı alanlara kadar geniş bir coğrafyayı kapsıyor. İnsan deneyiminin ve maneviyatının kavranılmaz derinliklerini araştıran saf bir sinema deneyimi sunan film, dünyanın çeşitli yerlerindeki insan topluluklarının umut etme biçimleri kadar korkularının ve arzularının da benzer olduğunun altını çiziyor. Artık çok az filmde kullanılan analog 70mm film formatıyla çekilen film, insanlığı doğaya bağlayan yaşam döngüsünün görsel bir yansıması. Ne bir gezi güncesi, ne de bildiğimiz anlamda bir belgesel olan Samsara, kesinlikle büyük ekranda görülmesi gereken, duyularınızı harekete geçirecek eşsiz ve belki de ruhani bir sinema yolculuğu

4. Kopma (Detachment)

adrien-brody-with-class-in-detachment-image-courtesy-of-tribeca-film (1)

Öğrencileriyle birebir ilişki kurabilen, fazlasıyla yetenekli bir eğitimci olan Henry Barthes bu mesleği arka plana atarak geçici olarak öğretmenlik yapmaktadır. Şimdiye kadar hiç bir okulda arkadaşları ve öğrencileriyle duygusal bağ kuracak kadar kalamaz. Son gönderildiği devlet okulunda ise öğrencileri hatta okulun yöneticisine kadar insanlar içine kapanık yaşamaktadır. Öğrencilerinden bir tanesinin sokakta yaşamasına göz yummayan bu değerli öğretmen onun evine dönmesi için elinden gelen bütün çabayı gösterir. Hayatta hala sevgiyi hakeden insanlar vardır….

3. Aşk (Her)

Her

Theodore Twombly, eşinden boşandıktan sonra tek başına yaşamaya başlayan ve el işi mektuplar yazarak geçimini sağlayan bir yazardır. Bir gün reklamlarda gördüğü bir yazılımın işine yarayacağını düşünerek satın alır. Samantha isimli bir sanal zeka uygulaması sunan yazılım Theodore’un aklını karıştırarak ufkunu açacak sorular sormaya başlar. Yazılım sayesinde içinde bulunduğu yalnızlıktan kurtulan Theodore, Samantha’ya karşı ilginç hisler beslemeye başlayacaktır.

2. Dövüş Kulübü (Fight Club)

Fight Club (1999) Edward Norton and Brad Pitt (Screengrab)

İsimsiz anlatıcı (Norton) uykusuzluktan muzdarip bir otomobil şirketinde çalışan birisidir. Doktor ona daha fazla ilaç vermeyi reddeder ve kendisine yardımcı olabilecek bir destek grubunu ziyaret etmesini önerir. Anlatıcı testis kanseri mağdurları için olan bir destek grubuna katılır ve orada Marla ile tanışır; o da anlatıcı genç adam gibi hasta olmamasına rağmen gruba katılmaktadır.

Bir iş gezisinden sonra evine döndüğünde bir patlama nedeniyle evinin tahrip olduğunu görür ve yolculuk esnasında tanıştığı, sabun satıcısı Tyler Durden’ı (Brad Pitt) arayarak onunla bir barda buluşur. İçtikleri birkaç biradan sonra dışarı çıkarlar ve Tyler, kahramanımızı kendisine vurması için kışkırtmaya başlar. Bu kavga kahramanımızın hayatını tamamen değiştirecektir.

1. Hayat Güzeldir (Life is beautiful)

life-is-beautiful[1]

İkinci Dünya Savaşı’nın birkaç yıl öncesini anlatarak başlayan filmde başkahramanımız hayat dolu Guido’nun güzeller güzeli öğretmen Dora’ya vurulur ve tüm engellere rağmen evlenirler. Ardından bir de çocuk sahibi olan çiftin hayatlarındaki tüm pürüzler ortadan kalktığında savaş patlak verir. Yahudi oldukları için toplama kampına götürüldüklerinde Guido, oğluna esir kampının ve savaşın bir oyun olarak söyleyecek; oğlu, oyunu başarıyla tamamlarsa ödül olarak çok istediği bir oyuncak tankı hediye edecektir.

İkinci Dünya Savaşı’nın sivillerin üzerindeki yıkıcı etkisini beyaz perdeye en iyi uyarlayan filmlerden biri olan Hayat Güzeldir, tüm olumsuzluklara rağmen her daim bir umut ışığı olduğunu adında olduğu gibi, içeriğinde de barındırıyor. Gösterime girdiği dönem büyük ses getiren film Akademi’nin de büyük ilgisine nail olup, En İyi Yabancı Film, En İyi Erkek Oyuncu ve En İyi Müzik olmak üzere üç dalda Oscar ödülü kazanmıştı

 

kaynaklar;

http://www.collective-evolution.com/

http://www.turkcealtyazi.org/

 


COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0