HALÛK TARCAN YALAN SÖYLÜYOR..MUŞ?!..

HALÛK TARCAN YALAN SÖYLÜYOR..MUŞ?!..

SHARE:

Son zamanlarda Ön-Ata kültürüne ilgi tahmin ettiğimizden çok daha fazla yayılmaya başladı…Türk kimdir, ne yapmıştır; halk deyimiyle  Günahları ve seva...

Son zamanlarda Ön-Ata kültürüne ilgi tahmin ettiğimizden çok daha fazla

yayılmaya başladı…Türk kimdir, ne yapmıştır; halk deyimiyle

  •  Günahları ve sevaplarıyla, Türk nedir?… Bu sorulara yeterince cevap

verildiği için olacak, yayılma gittikçe artmaktadır.

Fakat…

Bir de Batı’nın 300 yıldan beri daima tekrarladığı

  •  Türkler iyi savaşçıdırlar, bir yeri hemen işgâl ederler… ama, kendilerine

özgü bir kültürleri olmadığı için işgâl ettikleri yerin kültüründe erirler.

Bu Batı propagandasını adetâ içlerine sindirmiş kişiler

  •  Biz bir hiç’iz, evrensel kültüre hiçbir katkıda bulunmadıktan başka çok

kereler zarar da verdik

  •  İşte bu kişiler, bu sınıf, Ön-Türk kelimesine tahammül edemeyenler bir

sınıf oluşturmuşlardır, âdetâ, Türkleri bir şey yapmaktan aciz zavallı bir

sürü halinde görenler, hücreleri bu kökensiz iddialarla dolu olanlar Ön-

Türk Kültürüne karşı bir cephe oluşturmuşlardır. Onlar için

  •  Ön-Türkler konusunda araştırma yapmak için bir “bilimsel araştırma

bilimi “vardır?!…Bilimsel araştırma için, araştırma konusu için, akla gelen,

ele geçen her şey kullanılır ama onlar anlayamazlar…

Bunlar Ön-Türkleri duyunca öfkeden çılgına dönmektedir…

İşte onlardan biri geçen yıl, “Halûk Tarcan yalan söylüyor” diye bir makale

yazmış, cevabını almıştı. Fakat, günümüzde bu tür kendilerine güveni tümüyle

kaybetmiş kişilerden biri, kendine sahip olamayan bir kişi, burnundan soluyarak

beni Ön-Türkler konusunda sahip olduğum değişik disiplinlerle asla araştırma

yapamayacağımı ispat için konuşur, der ki:

  •  Halûk Tarcan, piyanisttir…Bilimsel araştırmayla ne münasebeti var?
  •  Halûk Tarcan Etnomüzikolog’dur… müzikle bu iş olmaz dedik.. devam

eder…

  •  Halûk Tarcan san’at tarihçisidir… Tarihi anladık ama sanatın ne işi var?

Zavallı öfkedar kişi…Yukarıda demiştik:

  •  Araştırılacak konu, gerekli olan her disipline, her “malzemeye” başvurur;

bilimsel araştırma için özel bir bilim yoktur… Ve şartını koşuyor !!!…

  •  Yalancı Halûk Tarcan piyanistliğin araştırmada en işe yaradığını açıklasın.

Halûk Tarcan, piyanistim deyince sadece tuşlara vuran bir zavallı değildir. Önce

müziğin tümü sonra da piyano denen sazın bu sonsuz dünyadaki yerini öğrenir.

Bu müzik dünyasında Klasik Batı Müziğinin paralelinde onun kadar zengin bir

“Geleneksel Anadolu Türk halk Müziği” olduğunu da idrak etmiştir.

Sorbonne 6’ncı seksiyonda(CNRS) Dünya Geleneksel Halk Müziğinin varlığıyla

tanışmıştır…

Şimdi tüm bu açıklamalardan nereye varacağımızı bilmeyen öfkeli zatın bilgisine

sunalım:

  •  Halk Müziğimizde bunun karakteristiği olan çok sayıda, hattâ genelde,

tartılar asimetriktir. Buna AKSAK TARTILAR denir. Örneğin, Zeybek gibi :

  •  Ölçü, 4 +5 vuruştan oluşur. 4 ile başlar, 4 ile devam etmez, 5 vuruşa

geçer, bunun gibi (2+3), (4+3)vb…çok çeşitli ölçülerle karşılanılır.

  •  İşte öteki ülkelerde bu aksak tartılar karşımıza Ön-Türk Kütürünü

çıkarırlar

Romanya, Yunanistan Bulgaristan…Macaristan gibi

  •  Gravyer peynircisi , nefis çikolata diyarı, sakin sessiz İsviçre…
  •  Fransa’nın kuzeyi, Brötanya bölgesi…özellikle BASK’lar…Oyunları ve dili

Ön-Türk Kültüründendir

  •  Portekiz ve İspanya’yı henüz taramadık. Taramak, gerek. Çünkü

mağaralarında Ön-Türkçe yazıtlar var.

Sayın öfkeli zat, şimdi piyanonun, dolaylı olarak müziğin, ne işe yaradığını

gördünüz mü?

Yalancı Halûk Tarcan ayni zamanda Etnomüzikolog idi…Evet , Etnomüzikolojinin

bir dalı organoloji’den yâni, saz bilgisinden oluşur.

Türk halk sazları arasında TEMİR KOPUZ adlı bir saz vardır. Soru işareti gibi

kıvrık bir demirin ortasında tınlayan bir metal parçası, bir dil vardır.

Saz dişler arasına alınır, ağız boşluğu tını kutusudur, parmakla dil gerilip

bırakılınca “long- lang, ling” gibi sesler çıkar.. gerekli melodi bu tınlamayla elde

edilir.

Cevabımızdır:

  •  Bu Altay sazını Avusturya Alplerinde bol bol bulursunuz!…bu ne

demektir? Etnomüzikloji, Ön-Türkleri aramada yararlı bir –NEYMIŞ-

disiplinmiş!…Anladık, değil mi?

Yalancı HalûkTarcan bir de San’at Tarihi’nden geçmiş.. Adlarını unuttum; iki

enternasyonal Alman… Biri- Ernist DİEZ diğeri, Ada vapurunda kalp sektesinden

ölen tanınmış bir profesördü, her ikisi de hocalarım idiler, adlarını minnet ve

saygıyla anarım.

Gelelim Sanat Tarihi ne iş yarar’a…Bu disiplin Arkeoloji ve Tarihin hemen

yanıbaşındadır. Örnek:

  •  Bazı sütun başlıklarının “Akant” yapraklarıyla süslü olduğu öğretilir, akant

yapraklarının (OĞ-ALTI) “Tanrı temsilcisi” damgası olduğu bilinmez

  •  Bazı sütun başlıklarının iki ucu içeri doğru kıvrılmıştır. Kâzım Mirşan bunu,

“zaman” diye okur

  •  Asıl tüm dünyayı sarmış olan bir “friz” vardır. ON-OĞ damgalarının

bulunduğu yeri baştan sona tekrarlanarak süsler, kişi başarısı demektir ki

burada “kişi başarısı”, tanrıyla özdeşleşme anlamını vermektedir

  •  Bu seri hâlinde sıralanan ON-OĞ damgaları hemen tüm dünyada binaların

girişlerine panoların çerçevesi olarak binlerce kere karşımıza çıkar. Şekil

çok sevilmiş olduğundan anlamı ve kökeni bilinmeden tekrarlanmışdır.

Evet sayın öfkeli zat, ben yalancı olmadığımı açıkladım… bu durumda siz

nesiniz?

Söyleyeyim mi?…Söyleyeceğim ama bu kere kızmayacaksınız !..

 KOCA BİR CAHİL…

Öyle bir cahil ki, Halûk Tarcan’ı yalancılıkla itham etmek için yazdığı Lâtin

harflerinden oluştuğunu zannettiği alfabe Lâtin değil Etrüsk, yani Ön-Türk

alfabesidir!

Saygılarla…Sükûnet dileklerimle!..

Halûk Tarcan (CNRS)

Not: bu tür çok öfkeli bir zat Cevizkabuğuna çıkmış ve nefes almadan ve benim

cevap vermeme imkân bırakmadan Klasik Türk Tarihini şiddetli bir elektirik

motörü gibi tekrarlamıştı. Kendisine, ileri sürdüğü tarihin Orta Çağ Tarihi, bizim

sözünü ettiğimiz tarihin ise, Kabataş döneminden de aşağıya, jeolojik döneme

ait olduğunu anlatamadık… Anlamasının imkânı yoktu çünkü kendileri

“deprem” mütehassısı idiler.

Kulağınıza söyleyeyim: yazları Kekovada komşumuz idi, bahçemizde beraber

çay içerdik!..


COMMENTS

WORDPRESS: 0
DISQUS: 0